| 3.03.2026 |
İşitme Sağlığı: Bireysel Bir Sorundan Toplumsal Bir SorumluluğaDünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde 5-19 yaş aralığındaki yaklaşık 90 milyon çocuk işitme kaybı ile yaşamını sürdürüyor. Ancak en dikkat çekici veri; çocukluk çağı işitme kayıplarının yüzde 60’ından fazlasının basit ve düşük maliyetli önlemlerle engellenebilir olması. Bu kapsamda her yıl 3 Mart’ta kutlanan Dünya İşitme ve Kulak Günü’nün 2026 yılı teması, “Topluluklardan Sınıflara: Tüm Çocuklar İçin İşitme Bakımı” olarak belirlendi. Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının çoğu zaman "görünmez bir engel" olarak algılandığını, oysa eğitimden istihdama kadar hayatın her alanını doğrudan etkileyen bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirtti. Erken Tanı: Hayat Boyu Süren Bir Etki Doç. Dr. Zehranur Kaya, işitme kaybının özellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilmemesinin; konuşma gecikmelerine, akademik başarısızlığa ve psikososyal uyum sorunlarına yol açtığını vurguladı. Yeni doğan taramalarının hayati önemine değinen Kaya, ailelerin ve öğretmenlerin en küçük bir şüphede bile uzman desteğine başvurması gerektiğini hatırlattı. Erken tanının, bireyin topluma eşit katılımını sağlayan en güçlü anahtar olduğunu belirten Kaya, işitme kaybı olan bireylerle iletişim kurarken sadece sesi yükseltmenin yeterli ya da doğru bir çözüm olmadığını, asıl meselenin kapsayıcı bir iletişim dili geliştirmek olduğunu ifade etti. Meslek Hayatındaki "Görünmez" Engeller Ve Teknoloji İşitme kayıplı bireylerin meslek hayatında en büyük engeli iletişim süreçlerinde yaşadığını aktaran Doç. Dr. Kaya; toplantılardan dışlanma ve iş arkadaşlarıyla kopukluk gibi sorunların, uygun teknolojik desteklerle aşılabileceğini belirtti. Canlı altyazı uygulamaları ve sesi yazıya dönüştüren yazılımların büyük kolaylık sağladığını ancak asıl meselenin bu teknolojilere erişimin kolaylaştırılması olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi bünyesinde yükseköğretim düzeyinde özel eğitim veren tek kurum olmanın sorumluluğunu taşıdıklarını belirten Kaya, şu can alıcı tespitle sözlerini tamamladı: "Eşitlik, herkesin aynı sesi duyması değil; herkesin sesini eşit biçimde duyurabilmesidir." |
| Gönderen: haber 662 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Eskişehir’de Ramazan Coşkusu Kurslardan Camilere Taştı | |
| Müftülükten Miniklere Ramazan Sürprizi: İyilik Panoları Ve Mahyalar Kursları Süsledi | |
| 3 Mart Dünya İşitme Günü: Anadolu Üniversitesi’nden "Eşit Ses" Çağrısı | |
| Eskişehir Teknik Üniversitesi APAIE 2026’da Küresel İş Birliklerini Perçinledi | |
| Anadolu Üniversitesi Kampüsünde Afet Bilinci Seferberliği Başlatıldı | |
| Eskişehir Havacılık Ekosistemi Güçleniyor: Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Yeni Yol Haritası | |
| Yükseköğretim Kurulundan Denklik Ve Yatay Geçişlerde Yeni Düzenleme | |
| Mesleğin Ustası Şerif Yenen, Geleceğin Rehberlerine Tecrübelerini Aktardı | |
| Yapay Zekâ Artık Bir Araç Değil, Akademinin Yeni Paydaşı! | |