| 2.05.2026 |
Sınav kaygısının motivasyon sağlayan doğal bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, kaygının günlük yaşam işlevlerini bozması durumunda profesyonel desteğin şart olduğu uyarısında bulunuyor. Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Eda Ergür, tedavi sürecinde ilk tercihin ilaç değil, psikoterapi yöntemleri olması gerektiğini vurguluyor.Sınav Kaygısıyla Baş Etmede Terapi Gücü: "İlaç İlk Seçenek Olmamalı!"
Kaygı Ne Zaman Tehlike Sinyali Verir?Sınav kaygısı, belli bir düzeyde olduğunda öğrenciyi motive eden doğal bir tepki olarak kabul edilmektedir. Ancak bu kaygı; uyku düzenini, beslenmeyi, dikkati ve günlük yaşamın genel işlevselliğini olumsuz etkilemeye başladığında profesyonel bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Uzmanlar, özellikle kaygının günlük yaşamı bozacak seviyeye ulaştığı noktada müdahalenin kaçınılmaz olduğunu ifade etmektedir. Psikoterapi: Kökeni Çözen ve Becerileri Güçlendiren YolKlinik Psikolog Eda Ergür, orta düzeydeki kaygılarda öncelikle bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış psikoterapi yöntemlerinin uygulanması gerektiğini belirtmektedir. Terapi sürecinde;
İlaç Kullanımı: Sadece Zorunlu Hallerde ve Hekim Kontrolündeİlaç tedavisinin hiçbir zaman ilk seçenek olmaması gerektiğinin altını çizen Ergür, bu kararın ancak kaygının kronikleştiği ve yoğun fiziksel belirtilerin (çarpıntı, nefes darlığı, mide bulantısı) yaşandığı durumlarda düşünülmesini önermektedir. İlaç kullanımı mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatristinin klinik değerlendirmesine dayanmalı ve terapi süreçleriyle birlikte yürütülmelidir. Sadece ilaçla semptomları baskılamanın, öğrencinin gelecekteki baş etme becerilerini zayıflatabileceği uyarısı yapılmaktadır. Ailelere Tavsiye: Destekleyici ve Güven Veren TutumAilelerin sınav sürecinde çocuklarını yargılamadan dinlemeleri, yaşadıkları kaygıyı ne küçümsemeleri ne de dramatize etmeleri büyük önem taşımaktadır. "Sınav geçici, çocuğun ruh sağlığı ise kalıcıdır" prensibiyle hareket edilmesi gerektiğini hatırlatan Ergür, bu dönemde kazanılan sağlıklı baş etme becerilerinin yaşamın tamamını olumlu etkileyeceğini vurgulamaktadır. |
| Gönderen: haber 2243 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Bebek Asfiksine Karşı Uzman Kadro: İl Sağlık Müdürlüğü NRP Kursu Düzenliyor | |
| Anne-babalar dikkat! Çocuklarınızda ani davranışlık değişikliği varsa | |
| Bilinçsiz Spor Sağlık Değil, Sakatlık Getiriyor: Uzmanlardan ’Bilimsel Egzersiz’ Uyarısı | |
| Sessizlik de bir yardım çığlığı! | |
| Sağlıklı Nesiller İçin Evde Takip: Ebeler Kapı Kapı Geziyor | |
| Baharın Yorgunluğunu Magnezyum ve Doğru Beslenmeyle Aşın | |
| Şehir Hastanelerine Dev İstihdam: İŞKUR Üzerinden 638 Personel Alınacak! | |
| Sınav Maratonunda Psikolojik Sağlık Uyarısı: Önce Terapi, Sonra İlaç! | |
| Bahar geldi, alerji kabusu başladı! | |
| Prof. Dr. Dilbaz: Bağımlılık tedavisinde erken müdahale kritik | |