| 3.09.2026 |
"Okula Gitmek İstemiyorum" Diyen Çocuğa Dikkate Alın: İnat Değil Akran Zorbalığı Veya Kaygı Olabilir! Okulların açılmasına sayılı günler kala ebeveynleri uyum süreci telaşı sararken, bazı çocuklarda görülen ağlama, karın ağrısı ve okula gitmeyi reddetme gibi davranışlar dikkat çekiyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikolog Buse Başakgil, her "okula gitmek istemiyorum" ifadesinin basit bir okul fobisi olmadığını belirterek, bu tepkinin arkasında akran zorbalığından ayrılık kaygısına kadar pek çok derin psikolojik etken bulunabileceği uyarısında bulundu. "Okula Gitmek İstemiyorum" Cümlesinin Arkasında Ne Var? Okula başlamanın çocuk için aileden ayrılmak, yeni arkadaşlıklar kurmak ve kurallara uyum sağlamak anlamına geldiğini belirten Klinik Psikolog Buse Başakgil, uyum sürecinin her çocukta aynı sürede gerçekleşmediğini vurguladı. Çocuğun okula gitmesini engelleyen kaygının kaynağının doğru anlaşılması gerektiğini söyleyen Başakgil; ayrılık kaygısı, sosyal kaygı, akademik başarısızlık korkusu, akran zorbalığı, öğrenme güçlükleri ve öğretmenle yaşanan sorunların okul reddini tetikleyen ana unsurlar olduğunu ifade etti. Sebep İnat Değil, Şefkatli Kararlılık Şart Okula gitmek istemeyen çocukların sıklıkla "inatçı", "şımarık" veya "söz dinlemeyen" bireyler olarak etiketlendiğine dikkat çeken Başakgil, çocuğu tehdit etmenin veya cezalandırmanın sorunu çözmeyeceğini aktardı. Kaygı nedeniyle her seferinde çocuğu evde tutmanın da kaçınma davranışını pekiştireceğini belirten uzman psikolog, yaklaşımın "şefkatli ama kararlı" olması gerektiğini vurgulayarak velilerin "Okula gitmek seni şu anda kaygılandırıyor olabilir, bunu anlıyorum ama birlikte üstesinden gelebiliriz" mesajını vermesini önerdi. Gizli Tehlike: Akran Zorbalığı Çocuğun okulu reddetmesinin en büyük nedenlerinden birinin de okulda yaşadığı dışlanma veya zorbalık olabileceğini belirten Başakgil, "Korkacak bir şey yok" demek yerine okulda kendisini güvende hissedip hissetmediğinin araştırılması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle okul günlerinde ortaya çıkan ancak tatil günlerinde kaybolan fiziksel şikayetlerin (baş ve karın ağrısı gibi) dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini, bununla birlikte tıbbi nedenlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Ebeveynlerin Uyum Sürecinde Yapması Gerekenler Ebeveynlerin amacının kaygıyı tamamen yok etmek değil, çocuğun kaygıyla baş etme becerisini geliştirmek olması gerektiğini hatırlatan Başakgil, ailelere şu önerilerde bulundu: Vedalaşma sürelerini uzatmadan kısa ve tutarlı bir rutin oluşturun. "Bunda korkacak ne var" diyerek duygularını küçümsemeyin. Sabah rutinlerini öngörülebilir şekilde düzenleyin ve okulu asla bir ceza aracı olarak kullanmayın. Çocuğa "Seni en çok ne zorluyor?" diye sorarak sorunun kaynağını doğrudan öğrenmeye çalışın. Sürekli ve yoğun okul reddi, tekrarlayan fiziksel yakınmalar, ders başarısında ani düşüş ve belirgin içe çekilme durumlarında ise zaman kaybetmeden profesyonel bir uzmandan destek alınması gerektiği vurgulandı. |
| Gönderen: haber 608 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Afet Birliklerine Eskişehir İmzası: MEB AKUB Ödüllerini AFAD Başkanının Elinden Aldı | |
| Büyük Taarruz Ruhu Eğitime Yansıdı: İGA’dan Eskişehirli Öğrencilere İki Yeni Eser | |
| Yapay Zekâ Çağında Bilgisayar Mühendisliği: Tehdit Değil, Yeni Kariyer Kapısı | |
| Okula Gitmek İstemeyen Çocuk İnat Değil, Kaygı Yaşıyor Olabilir! | |
| Velilerin Gözü Bu Tarifede: Eskişehir’de Okul Servis Ücretlerine Yüzde 40 Zam! | |
| ESOGÜ’de Yatırım ve Başarı Odaklı Dönem Başladı | |
| Eskişehir’de Yurt Yönetim Personeline Yönelik Gelişim Eğitimi Başladı | |
| Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Özel Yetenek Sınavlarına Yoğun İlgi | |
| Uluslararası Türkoloji Öğrencileri Anadolu Üniversitesinde Buluştu | |
| Üniversitelilere Müjde: GSB Yurt Başvuruları e-Devlet’te Başladı | |