| 18.03.2026 |
Eskişehir’in sokaklarında, bazen bir çukur sadece bir araç lastiğine değil, bir ailenin 9 yıllık emeğine, bir çocuğun yarınlarına mal olabiliyor. Zincirlikuyu’daki Çağlayanlar Sokak’ta 9 yaşındaki Ömer evladımızı kaybettiğimiz o meşum kaza, bu şehrin üst yapı sorunlarının artık bir "konfor" meselesi değil, bir "yaşam hakkı" mücadelesi olduğunu yüzümüze tokat gibi çarptı. Dün akşam o sokağa gittim. Ömer’in düştüğü, o fotoğraflara yansıyan ölümcül çukuru aradım. Buldum ama bulamadım... Çünkü o çukur, kazadan sadece 24 saat sonra derme çatma bir şekilde doldurulmuştu. Bir Can Gitmeden O Çukur Kapanmaz mıydı? Sokak boyunca yürüdüm; başka çukur kalmamış, hepsi alelacele "yama"lanmış. Şimdi sormak lazım: Bu hız, bu çeviklik, bu "hizmet aşkı" neden Ömer hayattayken yoktu? Belediye yetkililerinin "siyaset üstü kalsın" dediği bu acı hadisede, o çukurun 24 saat içinde kapatılabilmesi aslında en büyük itiraftır. Demek ki istenince kapatılabiliyormuş. Demek ki bir çocuğun ölmesi bekleniyormuş. Hukuken bu durum "ihmali gidermek" diye savunulabilir. Ancak toplum vicdanında bu hamle; bir "ayıp örtme" çabası, hatta bilirkişi incelemesi öncesi yapılmışsa bir "delil karartma" şüphesidir. Mamure Camii yolunda düşüp ölen amcamızın ardından da aynı filmi izlemiştik; 24 saat geçmeden refüje geçiş açılmıştı. Eskişehir’de belediyecilik maalesef "kan dökülünce pansuman yapma" evresine hapsolmuş durumda. Mazeret, İnsanın Kendine Söylediği En Büyük Yalandır AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın iftar sonrası yaptığı açıklamalar tam da bu noktaya parmak basıyor: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz." Gerçekten de öyle. Kurumlar (ESGAZ, OEDAŞ, Belediye) suçu birbirine atarken aradan sızan ihmal, bir çocuğu hayattan koparıyor. Albayrak’ın dediği gibi; mazeret üreten, işi yapmak istemiyor demektir. İlla birinin çukura olta atıp sosyal medyada şov yapması mı gerekiyor hizmet gelmesi için? Hukuk Ne Diyecek? Buradan savcılarımıza ve kamuoyuna hatırlatmakta fayda var: Bu olay sadece bir "belediye kusuru" değildir. Türk Ceza Kanunu 85. Madde uyarınca bu bir "Taksirle Ölüme Neden Olma" vakasıdır. Ortada bir kamu davası açılması zorunluluğu vardır. O yolu kim yaptıysa, o kazıyı kim denetlemediyse, o "garantörlük" yükümlülüğünü kim yerine getirmediyse yargı önünde hesap vermelidir. Sonuç: Üst Yapı Değil, Vicdan Sorunu Şehrin ana caddeleri, ara sokakları hala "ölüm tuzağı" çukurlarla dolu. Engelliler, yaşlılar, bisikletliler her gün bu tuzaklarla kumar oynuyor. Zincirlikuyu’daki o yama, sadece bir asfalt parçasıdır; o ailenin yüreğindeki deliği kapatmaz. Belediye yönetimlerine çağrımızdır: Bize "siyaset üstü" edebiyatı yapmayın. Bize "engelleniyoruz" bahanesine sığınmayın. Bir çukuru kapatmak için Ankara’dan onay, büyükşehirlerden bütçe gerekmiyor; sadece vicdan ve sorumluluk gerekiyor. Ömer’in hesabı sorulmadıkça, Eskişehir’in hiçbir sokağı güvenli olmayacaktır.
Teknik inceleme: 1. "Taksirle Ölüme Neden Olma" Suçu Oluşur mu?Evet, oluşur. Türk Ceza Kanunu’nun 85. Maddesi, "müskir veya uyuşturucu madde etkisi altında olmaksızın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir kusurlu davranışla bir insanın ölümüne neden olan" kişinin cezalandırılmasını öngörür.
2. Kamu Davası Açılabilir mi?Kesinlikle açılır ve açılmak zorundadır. Ölümlü kazalar "şikayete bağlı" suçlar değildir. Aile şikayetçi olmasa bile (ki bu olayda sorumluların cezalandırılmasını istedikleri açık), Cumhuriyet Savcılığı re'sen (kendiliğinden) soruşturma başlatır.
3. Belediye Başkanları ve Memurların YargılanmasıBurada en kritik engel 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'dur.
4. "24 Saatte Kapatılan Çukur" Delil Karartma mı?Sizin gözleminiz olan "hemen ertesi gün kapatılması" meselesi hukukta iki yönlüdür:
|
387 defa okundu |
| Son Haberler | |
| Kimse sorumluluğu kabul etmese de o çukur dolmuş | |
| Başkan Albayrak Gazetecilerle İftarda Bir Araya Geldi | |
| 24 Saatte Kapatılan Çukur: Telafi mi, Delil Karartma mı? | |
| Sivrihisar’da Tarımsal Kalkınma Hamlesi: 92 Üreticiye 41 Ton Tohum Desteği! | |
| Vali Dr. Erdinç Yılmaz Seyitgazi’de: Tarih, Sanayi ve Maneviyat Bir Arada! | |
| Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Çiftçimizin Üretmesi Memleketimizin Geleceğidir" | |
| İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Eskişehir’in Dev Hastanelerini Ziyaret Etti | |
| Anadolu Üniversitesinden İstanbul Çıkarması: Rektör Adıgüzel’den İş Birliği Turu | |